Cin Var Mıdır?

Cin Var Mıdır?

Cin Var Mıdır?

Cin, doğaüstü bir varlık olduğu için, bilim adamları tarafından kabul edilmeyen bir varlıktır. Bizler cinlerin varlığını dinlerden bilmekteyiz. Son din olan İslam dininin kutsal kitabı Kuranı Kerim’in birçok yerinde cinlerle ilgili ayetler mevcuttur.

Kimi din adamı geçinen kişiler, Kuran da geçen cin kavramıyla, ‘bilinmeyen, görülmeyen, perde arkasında olan insanlar kastedilmişlerdir,’ demektedirler. Ancak aşağıda verilen ayetlerden de bariz bir şekilde anlaşılacağı üzere, insanlardan farklı bir varlığın olduğunu görmekteyiz.

CİNLER GELECEĞİ BİLEBİLİRLER Mİ?

Geleceği Allah’tan başkası bilemez. Ama kimi kullarına gelecekle ilgili kimi bilgiler verebilir. Örneğin Peygamberlerine ve kimi salih kullarına (Hz. Meryem-Ali İmran 45- ve Hz Musa’nın annesi gibi-Kassas 7-) gelecekle ilgili bilgileri melekleri vasıtasıyla bildirmiştir.

Fal bakarak gelecekten haber verdiğini iddia eden müneccim ve kahinlerin söylediklerine de itibar edilmemelidir.

Cinlerle irtibatlı olduğunu iddia edip gelecekten haber verdiğini iddia edenlerde yalancıdır. ‘Ama aklımdan geçeni, benim hakkımda söyledikleri tamamıyla doğru çıkmıştı,’ diyen kimseler olabilir. Evet! Bu mümkündür. Çünkü cinler, insan düşüncelerini okuyabilen varlıklardır. Cinlerle irtibatlı olan kişiler bu nedenden dolayı insan düşüncesini bilebilmektedirler. Yoksa bu, o insanların olağanüstü güçlere sahip oldukları anlamına gelmez.

CİNLER, BİR EŞYAYI BİR YERDEN BAŞKA BİR YERE NAKLEDEBİLİRLER Mİ?

Bu sorunun cevabı da gene Kuran-ı Kerim’de verilmiştir. Sebe Kraliçesinin tahtını, Yemen’den Kudüs’teki Hz. Süleyman’ın (as)  Sarayına kimin getirebileceği sorusuna; ‘Cinlerden bir ifrit, «Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var.» (Neml-39) diyerek, böyle bir güçleri olduğunu göstermiştir.

Cin var mıdır sorusuna Kuran-ı Kerimden cevaplar; (Kuranfihristi.net’ten alıntıdır)

  • Araf Suresi, 38. ayet: (Allah) diyecek: “Cinlerden ve insanlardan sizden önce geçmiş ümmetlerle birlikte ateşe girin.” Her bir ümmet girişinde kardeşini (kendi benzerini) lanetler. Nitekim hepsi birbiri ardınca orada toplanınca, en sonra yer alanlar, en önde gelenler için: “Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı; öyleyse ateşten kat kat artırılmış bir azap ver diyecekler. (Allah da:) “Hepsi için kat kattır. Ancak siz bilmezsiniz” diyecek.
  • Neml Suresi, 17. ayet: Süleyman’a cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı ve bunlar bölükler halinde dağıtıldı.
  • Neml Suresi, 39. ayet: Cinlerden ifrit: “Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim.” dedi.
  • Sebe Suresi, 41. ayet: (Melekler) Derler ki: “Sen Yücesin, bizim velimiz Sensin, onlar değil. Hayır, onlar cinlere tapıyordu ve çoğu onlara iman etmişlerdi.”
  • Saffat Suresi, 158. ayet: Onlar, Kendisi’yle (Allah ile) cinler arasında bir soy-bağı kurdular. Oysa andolsun, cinler de onların gerçekten (azap için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir.
  • Fussilet Suresi, 29. ayet: İnkar edenler dediler ki: “Rabbimiz, cinlerden ve insanlardan bizi saptırmış olanları bize göster, ayaklarımızın altına alalım, en aşağılarda bulunanlardan olsunlar.”
  • En’am Suresi, 100. ayet: Cinleri Allah’a ortak koştular. Oysa onları O yaratmıştır. Bir de hiçbir bilgiye dayanmaksızın O’na oğullar ve kızlar yakıştırıp-uydurdular. O ise nitelendiregeldikleri şeylerden Yücedir, uzaktır.
  • Zariyat Suresi, 56. ayet: Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım.
  • Cin Suresi, 5. ayet: “Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.”
  • Cin Suresi, 6. ayet: “Bir de şu gerçek var: İnsanlardan bazı adamlar, cinlerden bazı adamlara sığınırlardı. Öyle ki, onların azgınlıklarını arttırırlardı.”
  • Cin Suresi, 16. ayet: Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde ‘dosdoğru bir istikamet tuttursalardı’, mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.
  • Nas Suresi, 6. ayet: Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (olan her hannas’tan Allah’a sığınırım).
  • Sebe Suresi, 12. ayet: Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık. Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı. Onlardan kim Bizim emrimizden çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından taddırırdık.
  • Ahkaf Suresi, 29. ayet: Hani cinlerden birkaçını, Kur’an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: “Kulak verin;” sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
  • Cin Suresi, 1. ayet: De ki: “Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur’an dinledik”
  • Sebe Suresi, 14. ayet: Böylece onun (Süleymanın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkça ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp-yaşamazlardı.
  • Fussilet Suresi, 25. ayet: Biz onlara birtakım yakın-kimseleri ‘kabuk gibi üzerlerine kaplattık,’ onlar da, önlerinde ve arkalarında olanları kendilerine süslü gösterdiler. Cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce gelip-geçmiş ümmetlerde (yürürlükte tutulan azap) sözü onların üzerine hak oldu. Çünkü onlar, hüsrana uğrayan kimselerdi.
  • Ahkaf Suresi, 18. ayet: İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip- geçmiş ümmetler içinde (azap) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
  • Araf Suresi, 179. ayet: Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.
  • Hud Suresi, 119. ayet: Rabbinin rahmet ettikleri dışında. Onları bunun için yarattı. Böylece Rabbinin (şu) sözü tamamlanıp gerçekleşmiştir: “Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan, (kafirlerin) tümüyle dolduracağım.”
  • Kehf Suresi, 50. ayet: Hani meleklere: “Adem’e secde edin” demiştik; İblis’in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir.
  • Secde Suresi, 13. ayet: Eğer Biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat Benden çıkan şu söz gerçekleşecektir: “Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (İnkar edenlerle) tamamıyla dolduracağım.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.