Halid Bin Velid ile Papaz

Halid Bin Velid ile Papaz

Anlatılanlara göre Peygamber efendimiz (sas), bir savaş dönüşünde, gelip askerleri ile bir yerde dinlenmek için oturmuş. Bu sırada Halid Bin Velid, bir iş için bir yere gitmiş. Gittiği yerden dönünce Peygamber efendimiz ve askerlerinin gitmiş olduğunu görmüş. Bunun üzerine Halid Bin Velid, bir dağın tepesine çıkıp etrafa bakmış fakat Peygamber efendimiz ve askerlerden bir iz görememiş. Etrafına bakınırken birçok adamın dağda toplandığını ve önlerinde de bir minberin bulunduğunu görmüş. Halid Bin Velid, adamların yanına varıp onların anladığı dilden adamlara:

-“Kimsiniz?” diye sormuş. Adamlar:

-“Bu dağda bir ibadet yeri var. İbadet yerinde bizim bir papazımız var. Sadece yılda bir kez dışarı çıkıp bu minbere oturup öğüt ve vaaz verir. Diğer günlerde ibadet yerinden dışarı çıkmaz. Biz de yetmiş bin kişi gelip onun vaazını dinleriz. Sonra papaz ibadet yerine girer ve biz de memleketimize gideriz. Bugün papazın vaaz verme günüdür,” diye cevap vermişler.

Adamlardan bu sözleri duyan Halid Bin Velid, kendi kendine:

-“En iyisi bunların ne yaptığını göreyim. Gördükten sonra giderim,” demiş ve bir süre beklemiş.

Sonra papaz ibadet yerinden dışarı çıkıp minbere oturmuş ve:

-“Ey bu toplulukta bulunanlar! Bugün size vaaz veremem” demiş. Orada bulunan adamlar papaza:

-“Niçin?” diye sormuşlar. Bunun üzerine papaz, adamlara:

-“Şu an da aramızda Hz Muhammed’e inanan bir kişi vardır” demiş.

Orada toplanan adamlar birbirine bakmışlar fakat Halid Bin Velid’i bulamamışlar. Çünkü Halid Bin Velid, adamların kılığına girip onlar gibi konuşuyormuş. Papaz orada toplanan adamlara:

-“Bu Hazreti Muhammed’e (sas) inanan kişiyi bulurum fakat bulduğumda saldırıp onu incitmeyeceğinize dair söz verin” demiş. Adamlar:

-“Tamam, öyle olsun” demişler. Papaz Halid Bin Velid’e:

-“Ey adam! Nerdesin bilmiyorum. Hazreti Muhammed (sas) hakkı için ayağa kalk ve kendini bize göster” demiş.

Bunun üzerine Halid Bin Velid hemen ayağa kalkıp kendini göstermiş. Papaz Halid Bin Velid’e:

-“Sen Hazreti Muhammed’in yüce ashabından mısın?” diye sormuş. Halid Bin Velid, papaza:

-“O yüce ashabından değilim fakat benden yüce kimse yok ve yine aşağısından değilim fakat benden aşağısı yok,” demiş. Papaz Halid Bin Velid’e:

-“Ne kadar ilim biliyorsun?” diye sormuş. Halid Bin Velid:

-“Yeterli ölçüde biliyorum,” demiş. Papaz, Halid Bin Velid’e:

-“Sana bir soru sorsam cevabını verebilir misin?” demiş. Bunun üzerine Halid Bin Velid:

-“Bildiğim bir şeyse cevabını veririm. Bilmezsem kusur değildir,” demiş ve şu kutsal ayeti söylemiş:

-“ve fevka küllidi ‘ilmi alim’” Papaz, Halid Bin Velid’e:

-“Peygamberiniz Hazreti Muhammed, “Allah-u Teala cennette ne yarattı ise yarattıklarının benzerini dünyada da yarattı” diye söylemiş. Bu durumda cennette büyük bir ağaç varmış ve bu ağacın kökünün uzunluğu ile beraber dalları da cennetin bütün köşklerini kuşatmış. O ağacın benzeri bu dünyada nedir?” diye sormuş. Halid Bin Velid, papaza:

-“O ağacın benzeri dünyadaki güneştir. Güneş doğduğunda ışıklarıyla bütün dünyayı kuşatır ve aydınlatır,” demiş. Papaz, Halid Bin Velid’e:

-“Cevabın doğrudur fakat Allah-u Teala cennette dört ırmak yarattı: bunlardan biri sudur, biri süttür, biri şarap ve diğeri baldır. Nitekim Allah-u Teala Kuran-ı Kerim de şöyle buyurmuştur:”Fiha enharu mine ma’in ğayz asin ve enharu minel beynen lem tağri ta’mına ve enharü min hanrin lezzetin esabin ve enharü min asalin musakkıni” Bu durumda dünyada bunların benzerleri nedir?” diye sormuş. Halid Bin Velid:

-“Bunların benzeri insanoğlunun başıdır. İnsanoğlunun başından dört ırmak akar ve bu dört çeşit ırmak birbirine benzemez. Bu dört ırmaktan birincisi kulaktan gelen su dur. Bu su acıdır. İkincisi gözyaşıdır ve tuzludur. Üçüncüsü burundan akan sudur. Dördüncüsü de ağızdan gelen tükürüktür ve bu su tatlıdır” demiş. Papaz, Halid Bin Velid’e:

-“Verdiğin cevaplar doğrudur” demiş ve:

-“Cennette bir taht varmış ve o tahtın yüksekliği beş yüz yıllık yolmuş. İslam dinine inanan kişiler, o tahta binmek istediklerinde tahta aşağıya iner ve sonra tahtın üzerine binerlermiş. Ardından taht tekrar yerine yükselirmiş. Dünyada bu tahtın benzeri nedir?” diye sormuş. Halid Bin Velid, papaza:

-“Dünyada o tahtın benzeri devedir” demiş. Papaz tekrar Halid Bin Velid’e:

-“Cennete girenler, cennette yiyip içerler fakat teşaşür edip büyük abdest yapmazlar. Bunun dünyadaki benzeri nedir” diye sormuş Halid Bin Velid, papaza:

-“Çocuklar, annelerinin karnındayken yiyip içerler fakat teşaşür edip büyük abdestlerini yapmazlar” demiş.

Papaz, Halid Bin Velid’e buna benzer bin türlü soru sormuş ve Halid Bin Velid cevaplarını vermiş. Papaz, bir soru daha sormak isteyince Halid Bin Velid Papaza:

-“Bana bin türlü soru sordun ve ben sorulara cevaplarını verdim. Şimdi ben sana bir soru sorayım fakat doğruyu söyleyeceksin” demiş. Papaz:

-“Sorunu sor, cevabın ne ise söylerim” demiş.

Ardından Halid Bin Velid, papaza:

-“Bir kapının anahtarı olmazsa o kapının kilidi açılmaz. Buna göre cennetin kapılarının kilidini açacak olan anahtar nedir,” diye sormuş. Papaz.

-“Hazreti İsa’ya inanmaktır” demiş. Bunun üzerine Halid Bin Velid, papaza:

-“İsa Hakkı için sorduğum sorunun doğru cevabını söyle” demiş. Bu durum karşısında papaz, dönüp duran adamlara bakarak:

-“Ey kavmim! Bu kişiye söz verdiğim zaman bu kişi ölümden korkmayıp ayağa kalkarak kendisini bize gösterdi ve sorduğum soruların cevabını verdi. Bende korkmayıp verdiğim sözü yerine getireyim ve sorduğu sorunun doğru cevabını söyleyeyim. Siz, benim söylediklerime inanıp benim ardımdan gelir misiniz” demiş. Orada bulunan halk papaza:

-“Sen bizim canımızsın. Biz senin söylediklerine nasıl karşı çıkarız. Sana uyup senin söylediklerine canı gönülden inanır ve ne söylesen yaparız” demişler. Papaz:

-“Ey kavmim! Bir gerçek, bin tane yalandan daha iyidir. Kutsal kitaplarımızda şöyle yazmaktadır ki her kim dünyada ‘La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah’ derse o kişi cennete girer ve cehennem o kişiye yasak olur. Şimdi siz de şahit olun ki inanılması gereken din Hazreti Muhammed’in dinidir. Ben artık İslam’a ve Hazreti Muhammed’e inanıyorum, dedikten sonra ‘Eşhedü Enla İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Resulullah’” demiş.

Bu sözleri duyan halkın hepsi İslam’a ve Hazreti Muhammed’e inanıp Müslüman olmuşlar.

Kaynak: Kırk Vezir Hikayeleri, Halid Bin Velid ile Papaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.