Havarilerin Nusaybin’e Tebliğ İçin Gitmeleri

Havarilerin Nusaybin’e Tebliğ İçin Gitmeleri

 Selmanı Farisi’den şöyle rivayet ettiği nakledilir. Hazreti İsa (as) Nusaybin’de hüküm süren mağrur ve kibirli bir hükümdarı imana davet için kendi havarilerinden üç kişiyi seçti. Bunlar, Yakub, Tevman ve Şemun adındaki havarilerdi. Havariler:

“Ey Allah’ın Resulü, biz Nusaybin’e gideceğiz ama zor da kalırsak, bizden yardımlarınızı esirgemeyiniz,” diye rica da bulunup yola çıktılar. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra üç havari Nusaybin’e vardılar. Şemun, şehrin dışında kalacağını ve yardıma ihtiyaçları olduğunda, hemen geleceğini söyledi. Yakub ve Tevman ise şehre girip Pazar yerini sordular. Orayı bulup, oradaki insanlara tevhidi, bir olan Allah’ı anlattılar. Ama oradaki halk, bu iki havariye hakaret edip, itip kaktılar. Sonra Tevman’ı alıp hükümdara götürdüler. Hükümdar, Tevman’ı önce dinledi sonrasında el ve ayaklarını kestirip, gözlerine kızgın demirle mil çekti.

Bu arada Şemun, arkadaşlarından haber alamayınca şehre gidip, arkadaşlarını sordu. Durumlarını öğrenince, kılık değiştirip saraya girdi ve hoş sohbeti sayesinde hükümdarın güvenini kazanıp onunla sohbet arkadaşı oldu.

Bir gün Şemun, Tevman’a bir şeyler sormak istediğini söyleyerek hükümdardan müsaade istedi. Birbirlerini tanımıyor gibi davrandılar.

Şemun:

“Ey kişi, sözün nedir?” diye sordu.

Tevman:

“Hazreti İsa (as) Allah’ın kulu ve Resulüdür,” dedi.

Şemun:

“Bizi nasıl ikna edecksin?” diye sordu.

Tevman:

“Her hastalığı iyileştirmesidir.”

Şemun:

“Bunu tabipler de yapar. Başka delilin var mı?”

Tevman:

“Halkın, evlerinde ne yeyip ne sakladıklarını bilir.”

Şemun:

“Bunu da kahinler bilir. Başka?”

Tevman:

“Çamurdan kuş yapıp uçurur.”

Şemun:

“Bunu sihirbazlarda yapar.

Tevman:

“Ölüleri diriltir.”

Şemun:

“İşte bunu insan yapamaz. Bu, insanüstü bir şeydir, o halde İsa’yı çağır. Hakikaten ölüleri diriltir ise ona iman edelim.” Hükümdar Şemun’un bu sözlerini makul gördü ve Hazreti İsa’nın gelmesini istedi.

Hazreti İsa (as)’ın Nusaybin’e Gitmesi

Haber, Hazreti İsa’ya ulaştırıldı. Hazreti İsa (as) Nusaybin’e geldi ve saraya gitti. Şemun ile birbirlerini tanımıyor gibi yaptılar.

Şemun hükümdara:

“İsterseniz Onun bahsedilen özelliklerini Tevman üzerinde deneyelim,” dedi.

Tevman’ı getirdiler, Hazreti İsa, Tevman’ın ayak ve elleri ovdu. Tevman eski haline geldi. Sonra Tevman’ın gözlerini eliyle sildi. Gözleri açıldı.

Sonra Şemun hükümdara bakıp:

“İşte bu gerçekten peygamberliğe bir delildir,” dedi.

Daha sonra Şemun:

“Ey İsa! Meclisimizde bulunanlar bu gece evlerinde ne yediler, ne sakladılar?” diye sordu.

Hazreti İsa (as), hepsini bir bir söyledi. Sonra çamurdan kuş yapmasını istediler. Onu da yapıp uçurdu. Hastalar için şifa istediler, O’da dua etti ve Allah hastaları iyileştirdi. Hazreti İsa’dan ölü diriltmesini istediler. Diriltilecek kişiyi de hazreti Nuh’un oğlu Sam olarak
belirlediler. Hazreti İsa, Allah’ın izniyle Sam’ı diriltti.

Sam’a:

“Öldüğünde böyle yaşlı mıydın?” diye sordular. Çünkü saçı sakalı bembeyaz bir haldeydi.

O da:

“Hayır! Kıyamet koptu zannettim. Korkumdan böyle yaşlandım,” dedi. Ardından Sam, Hazreti İsa’nın peygamberliğini tasdik ederek tekrar vefat etti. Bu mucizeler karşısında hükümdar ve halkı da iman ettiler.

Havarilerin Nusaybin’e Tebliğ İçin Gitmeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.