Kuran mucizesi ve Evrenin Genişlemesi

Kuran mucizesi ve Evrenin Genişlemesi

1929’da Edwin Hubble adında bir Amerikalı astronot, astronomi tarihindeki en büyük keşiflerden birini yaptı. Dev bir teleskopla yıldızları gözlemlerken, gezegenlerin dünyadan uzaklaştıklarını fark etti. O zamana kadar bilim dünyasında böyle bir keşif söz konusu olmamıştı.

Hubble bununla birlikte çok önemli bir keşif daha yaptı. Yıldız ve galaksiler sadece bizden değil, birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Her şeyin diğer her şeyden uzaklaştığı bilgisi, bize evrenin sürekli bir genişleme içerisinde olduğunu göstermiştir.

Bu konuyu daha iyi anlamak için, Evreni şişen bir balon yüzeyi olarak düşünün. Tıpkı bir balonun yüzeyindeki noktaların birbirinden uzaklaşması gibi. Balon şiştikçe, yakın noktalar birbirinden uzaklaşmakta yani şişip genişlemektedir.

Albert Einstein, teorik fizikte yaptığı hesaplamalardan sonra, Evrenin durağan olamayacağı sonucuna varmıştı. Ancak bu düşüncesini, dönemin Statik Evren kabulünden dolayı açıklayamamıştı.  Einstein daha sonra bu davranışını, ‘kariyerinin en büyük hatası’ olarak nitelendirmişti. Böylece Hubble’ın gözlemleri sayesinde Evrenin gerçekten genişlediği inkar edilemez hale gelmiş ve Statik Evren düşüncesi yok olmuştu.

Peki, Evrenin genişlemesi gerçeği neden önemlidir? Evrenin genişlemesi ne anlama gelmektedir?

Evrenin genişlemesi, geriye doğru alındığında bütün evrenin tek bir noktadan çıktığı sonucunu çıkarır. Hesaplamalar, Evrendeki tüm maddeleri barındıran bu “tek nokta” nın “sıfır hacim” ve “sonsuz yoğunluğa” sahip olması gerektiğini göstermiştir. Evren, sıfır hacme sahip bu tek noktanın patlamasının ardından ortaya çıktı. Evrenin başlangıcına damgasını vuran bu büyük patlamaya ‘Büyük Patlama’ (Big Bang) adı verildi ve ona bağlı teoriyle adlandırılmaya başladı.

‘Sıfır hacim’ ifadesinin tanımlayıcı amaçlar için kullanılan teorik bir ifade olduğu unutulmamalıdır. Bilim, insan anlayışının sınırlarının ötesindeki ‘sıfırlık’ kavramını, onu yalnızca sıfır hacimli bir nokta olarak ifade ederek tanımlayamaz. Gerçekte, ‘sıfır hacim’ olan bir nokta ‘sıfır’ anlamına gelir. Yani Evren hiçbir şeyden çıktı, diğer bir ifadeyle Allah tarafından yaratıldı.

Bu gerçeği insanoğlu sahip olduğu teknoloji ile 20.yy da keşfedebilmişken, 1400 yıl önce bilimden uzak bir ortamda, üstelik okuma yazma bilmeyen biri tarafından apaçık söylenmiş olması, kimilerince neden hala görmezden gelinmektedir?

‘İnkâr edenler, gökler ve yer bitişik iken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? (Kur’an-ı Kerim 21/30)

Ayette söylendiği gibi, yer ve gök, bir iken yani tek bir nokta iken, birbirinden ayrılmıştır ki bu Big Bang teorisi ile tamamı ile uyuşmaktadır.

Evrenin genişlemesi, Evrenin hiçbir şeyden yani yoktan yaratıldığının en önemli kanıtlarından biridir. Bu gerçeği kimilerince ilah kabul edilen bilim, 20.yy’da ancak keşfedebilmişken Kuran, bunu 1400 yıl önce söylemiştir.

‘Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz biz genişletmekteyiz. (Kur’an-ı Kerim 51/47)

Kuran’ın ilahi bir kitap olduğunu gösteren bu gerçeklik, inanmayan kalplere ancak Allah dilerse şifa olur. Yoksa varolan gerçeklikler her ne kadar görünür olsa da Allah dilemedikçe kul imana gelmez.

Kaynak: https://www.islamweb.net/fr/article/228664/L%E2%80%99expansion-de-l%E2%80%99Univers-dans-le-Coran

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.