Nihal Atsız Türk mü/ Nihal Atsız Ermeni mi?

Nihal Atsız Türk mü, Nihal Atsız Ermeni mi?

Öncelikle insanların etnik kökenlerinin insanlık tarihi ve dinler açısından (Yahudilik dışında) bir önemi yoktur. Önemli olan ne kadar yararlı olduğu veya ne kadar dindar olduğu gibi kıstaslardır. Ancak Fransız İhtilalinin ulus devlet düşüncesini doğurması sonrasında etnik kimlik, keskinleşerek devam etmiş ve tüm Dünyayı sarsmıştır.

Bu sarsıntıdan diğer imparatorluklar gibi Osmanlı’da etkilenmiş ve yerini Türkiye Cumhuriyeti Devletine bırakmak zorunda kalmıştır. Yeni devletin kurucu kadrosu da etnik kökene dayalı bir politikayla içindeki farklı kimlikleri asimile etmeye dönük uygulamalara giriştiler. Elbette ki bu uygulamaların kimi düşünürleri de olmalıydı. Bunlardan biri de Nihal Atsız’dı.

Nihal Atsız’ı ele alışımızın nedeni ise, çok keskin ve sert söylemlerde bulunmasına rağmen, savunduğu Türklük düşüncesi ve etnisitesi dışında bir etnik kimlikle ifade edilmiş olmasından kaynaklıdır. Bir dönem Ermeni asıllı olduğu iddia edilen (ki Ermeni olmak Türk olmak kadar olağandır- Ermeni asıllı siyasiler adlı yazımız için Tıklayınız) Nihal Atsız, gerçekten kimdi? Ermeni mi Türk mü Kürt mü Rum mu?

Hüseyin Nihal ATSIZ kimdir?

Nihal Atsız, 1905 yılında İstanbul’da doğdu. Babası, Gümüşhane’nin Midi köyünden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey’dir. Babasının doğduğu Midi köyü, bir Rum yerleşim birimiydi. Bunların arasında kaç Ermeni veya Türk olduğunu kestirmek güç. Çünkü Osmanlı, insanları ırk üzerinden değil din üzerinden değerlendirmekteydi. Bundan dolayı Nihal Atsız saf Türk kanı taşıyor demek rasyonellikten uzaktır.

Doğu Karadeniz, özellikle Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt coğrafyalarının taşrada kalan nüfusu, İslam dinini benimsemede pek gönüllü olmamıştır. Bundan dolayı, özellikle 17. Yy da uygulanan Müslümanlaştırma politikası sonrasında bir çok Hristiyan Rum, Laz, Ermeni ve Gürcü Müslümanlığa girmiş, inançlarından taviz vermeyen Hristiyanlar ise Trabzon ve Samsun gibi büyük şehirlerin kent merkezleri ile Karadeniz’in kuzeydoğu kıyılarına göçmüşlerdir.

Bugün Doğu Karadeniz bölgesinde hala Rumca, Ermenice ve Gürcüce konuşan vatandaşlarımızın mevcudiyeti, Nihal Atsız ile ilgili ortaya atılan iddianın pek te yabana atılmaması gerektiğini göstermektedir.

Nihal ATSIZ, arkadaşı Reha Oğuz Türkkan ile ellerindeki metreyle insanların kafataslarını ölçerek Türk olup olmadıklarını inceliyorlardı. Hasbelkader gün geldi ve bu iki sıkı dost arasında büyük bir anlaşmazlık ortaya çıktı ve birbirlerini Ermeni olmakla suçlamaya başladılar.

Nerden nereye… Türk olmayanları ötekileştiren bu iki milliyetçi, birbirlerinin Türk olmadıklarını haykırmaya başlamışlardı.

Ne kadar acı bir durum. Ötekileri düşman diye ilan eden iki kafadar, meğerse ötekilermiş. Nasıl bir ruh hali, insanları böyle radikalleştiriyor?

Özellikle Atsız’ın oğluna yazdığı vasiyetindeki ifadeler tam bir tradeji. Yıllardır bir arada yaşayan insanların, millet olgusunun; birlik ve beraberliği ayakta tutan en yüce değer olan din olgusunun yok edilmeye çalışıldığının vesikası mahiyetinde bir vasiyet. Oğlu tarafından kabul edilmeyen bu vasiyet, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sloganıyla kimi kesimlerce benimsenmiş durumda.

Hangi travmanın neticesidir bu?  Bu hastalık Mimar Sinan’ın mezarını kazdırtıp, kafatasını ölçtüren bir hastalıktır. Merhum Mimar Sinan’ın Kafatasının Türk kafatası ölçümlerine uygun olmadığını gören Nihal Atsız, Mimar Sinan’la akraba olabileceğini düşünmüş müdür? Çünkü kendi kafatası da, baz aldıkları kafatası ölçümlerine uymuyordu.

Şaraptan dönen sirke, keskin olur…

Orhan HARİSOĞLU, Nihal Atsız Türk mü, Nihal Atsız Ermeni mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.