Peri ile Evlenen Adam Masalı

Peri ile Evlenen Adam Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Avcının biri dağda avlanırken, pınar başında bir peri görmüş. Peri o kadar güzelmiş ki, avcı periye oracıkta aşık olmuş ve hemen yanına gidip:

-‘Ben sana aşık oldum. Benimle evlenir misin?’, demiş.

Peri:

-‘Ama ben bir periyim, sen ise insan. Geleneğimiz, göreneğimiz, adetlerimiz yani her şeyimiz birbirinden farklı,’ demiş.

Adam:

-‘O farklılıklar benim için önemli değil. Gelenekse sizin geleğene, görenekse sizin göreneğe, adetse sizin adete göre yaşarım. Yeter ki sen benimle evlen,’ demiş.

Peri:

-‘Tamam!  Seninle evlenirim ancak benim üç şartım var. Bu şartlarımı yerine getirirsen, seninle evlenmeyi kabul ederim,’ demiş.

Adam:

-‘Tamam, ne şartın varsa kabulüm,’ demiş.

Peri:

-‘Birinci şartım, hayvanların sütünü ben sağmam. İkinci şartım, içme suyu için beni kuyuya su çekmeye göndermeyeceksin. Üçüncü şartım ise beni taziyelere götürmeyeceksin. Bu üç şartımı da bozarsan o zaman senden ayrılır kendi dünyama dönerim,’ demiş.

Adam:

-‘Tamam, bütün şartlarını kabul ediyorum,’ demiş.

Daha sonra adam ve peri evlenmişler. Mutlu bir yuva kurmuşlar. Aradan üç dört yıl geçmiş, bir gün adamın hayvanları otlamadan çok geç gelmiş. Hava da kararmış. Adam da hayvanların sütünü sağması gerekiyormuş. Ama hayvanlar huysuzluk yapıyorlarmış adam da tek başına sütü sağamayacağını anlayınca, karısına seslenmiş.

-‘Bana yardıma gelebilir misin? Çok zorlanıyorum,’ demiş adam.

Peri:

-‘Evlenirken ben sana süt sağmaya beni çağırmayacaksın, dememiş miydim?’, demiş.

Adam:

-‘Bir seferlikten bir şey olmaz. Hem çok güç durumda olmasam seni çağırmazdım,’ demiş.

Peri, ağıla girip, adamın sağdığı keçi ve koyunları tutup sakinleştiriyormuş. Bu arada tuttuğu kimi hayvanları; ‘bu bizim değil, bu da bizim değil,’ diye on taneye yakın keçi ve koyunu öteye iteklemiş.

Adam hayvanların sağımlarını bitirdikten sonra, eve gitmişler. O gece kurt ağıla girmiş, perinin, ‘bizim değil’, dediği on adet koyun ve keçiyi yemiş. Ertesi sabah adam bu manzarayı görünce şaşa kalmış.

Aradan aylar yıllar geçmiş, bu kez adama köyün ağası, hocası ve diğer önemli kişileri misafirliğe gelmiş. Adam su ikram etmek için mutfağa gitmiş ancak mutfakta içme suyu kalmamış.

‘Ben kuyuya suya gidersem, bu önemli misafirlerimin yanında itibarım beş para olur, karımı gönderirsem diğer bir şartını da çiğnemiş olurum, ne yapmam lazım?’ diye düşünmüş. Sonra, ne de olsa bir şartı daha var diye düşünüp;  karısına, kuyuya gidip içme suyu getirmesini söylemiş.

Karısı:

-‘Hani beni suya göndermeyecektin?’ demiş.

Adam:

-‘Ne yapayım! Önemli misafirlerim var. Sen dururken, ben su getirmeye gidersem, itibarım ne olur düşünsene,’ demiş karısına.

Karısı sürahiyi alıp, kuyu başına gitmiş. Beş dakika beklemişler yok, on dakika beklemişler yok, yarım saat, bir saat geçmiş, karısı bir türlü çeşmeden dönmemiş. Misafirler su içemeden kalkıp evlerine dönmüşler. Adam koşarak kuyu başına gitmiş.

-‘Sen saatlerdir niye bekliyorsun burada?’ demiş adam.

Peri:

-‘Beni suya gönderme demedim mi?’ deyip evlerine dönmüşler.

Aradan bir vakit geçmiş. Bu kez adamın amcası, genç yaşta vefat etmiş. Taziyeye gitmesi gerekiyormuş ama tek başına giderse de ayıp olur diye düşünmüş. Eşine, amcasının taziyesine gitmeleri gerektiğini söylemiş.

Peri:

-‘Gelirsem üçüncü şartımı da çiğnemiş olursun,’ demiş.

Adam:

-‘Ne yapayım! Amcamın taziyesine de gitmezsem bütün köy beni ayıplar,’ demiş.

Karısını ikna edip, beraber taziye evine gitmişler. Peri, kadınların olduğu tarafa gidip oturmuş. Bütün kadınlar ağlıyorlarmış. Peri ise birden gülmeye başlamış. Bütün kadınlar ağlaşıyorken, perinin gülmesi tuhaflarına gitmiş ve onu ayıplamışlar. Akşam olmuş, adam ve karısı taziye evinden çıkmışlar.

Peri:

-‘Biliyorsun ki, ben artık senin karın değilim, artık kendi dünyama döneceğim’, demiş.

Adam:

-‘Evet biliyorum. Ama gitmeden bana açıklamanı istediğim şeyler var.

Peri:

-‘Evet. Ne bilmek istiyorsun?’ diye sormuş.

Adam:

-‘Seni süt sağmaya çağırdığımda, bunlar bizim değil deyip kenara ayırdığın keçi ve koyunları, neden diğerlerinden ayırdın? İkinci sorum, seni suya gönderdiğimde, neden kuyu başında saatlerce bekledin? Üçüncüsü ise taziye evinde herkes ağlarken neden sen gülüyordun?’ diye sormuş.

Peri:

-‘Biliyorsun ki ben bir periyim ve sizin dünyanızdan değilim. Sizin kimi görmediklerinizi ve bilmediklerinizi bilirim. Aklınızdan geçirdiklerinizi de bilebilirim. Beni süt sağlamaya çağırdığında kenara ayırdığım keçi ve koyunların kimisi, başkalarının tarlasında otlamış; kimisi başkalarına aitken sizin hayvanlara karışmış; kimisi de zekat düştüğü halde, zekatını vermediğinizden ayırmıştım’.

-‘Kuyu başında beklememin nedeni ise, bizim dünyamızda kuyudan su alma sırası vardır. Günün bir bölümü, insanların sırasıdır, bir bölümü cinlerin sırasıdır, bir bölümü ise perilerin sırasıdır. Ben ise insanların sırasının gelmesini bekliyordum.’

-‘Taziye evinde ise ölen amcanın karısı, her içeri giren bekar erkek için acaba bu adam benimle evlenir mi evlenmez mi, diye düşünüyordu. Sonra içeri kel bir adam geldi ve onu görünce, hiçbir erkek benimle evlenmezse bile bu kel adam da mı benimle evlenmeyecek diye, içinden geçirince dayanamayıp güldüm,’ demiş. Sonra birden ortadan kaybolmuş.

Peri ile evlenen masalımızda burada bitmiş.

*Çocuklarımızın hayal dünyalarının zenginleşmesi ve geriye dönük güzel anılarının akıllarda kalabilmesi için masal dinlemelerine ve masal okumalarına imkan sağlamalıyız.

Peri ile Evlenen Adam masalı burada bitmiş.


Orhan Harisoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.