Tilkinin Yalan Şahitliği

Tilkinin Yalan Şahitliği

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, buralardan çok uzakta bir köyde zengin bir ağa varmış. Bu ağa, yaz gelince bütün sürülerini toplayarak yaylaya çıkarmış. Fakat bu ağanın yaşlı bir eşeği, topal bir koyunu ve uyuz bir köpeği hep geride kalırmış. Yaylaya giderken bu üçü yine geride kalmış ve sürüyü çok geriden takip ediyorlarmış.

Arkalarından gelen bir inekten, bulundukları dağın ötesinde çok güzel otların bulunduğunu öğrenmişler. Üstelik oraya gidebilmek hiçte kolay değilmiş. Bu yüzden oralarda otlayan hayvan, neredeyse hiç yokmuş. Ayrıca oraya giden patika bir yol varmış ve bir uçurumun kenarından geçiyormuş. Birçok hayvan bu yoldan geçerken uçurumdan yuvarlanıp ölmüş.

İnekten bunları duyan Köpek, arkadaşlarına:

“Arkadaşlar, var mısınız oraya gitmeye? Ben, uçurumdan düşüp ölen hayvanların etlerini yerim, siz de oradaki güzel otları yersiniz,” demiş.

Üç kafadar, kalkıp yola çıkmışlar. Az gitmişler uz gitmişler, sonunda istedikleri yere gelmişler. Eşek ve koyun, bol bol ot yiyerek bir güzel şişmanlamışlar. Köpek de ölü hayvanların etini
yiyerek iyice güçlenmiş. Günlerden bir gün köpek arkadaşlarından ayrılarak ölmüş hayvanların etini yemeye gitmiş. Koyun da bir köşede otlayıp karnını doyurmakta iken eşek:

“Koyun kardeş, benim canım şarkı söylemek istiyor,” demiş.

Koyun:

“Aman eşek kardeş, yapma etme. Sesini duyanlar buraya üşüşür. Başımıza bir hal getirirsin yapma lütfen” diye yalvarmış ama eşeğin eşekliği tutmuş ve başlamış “Aİ Aİ Aİ” diye anırmaya. Eşeğin sesini duyan bir kurt kayaların arkasından çıkıp gelmiş ve:

“Siz, benim babamdan kalma bu yaylada nasıl otlarsınız. Buraların tamamı benim. Şimdi sizi yiyeceğim,” demiş.

Bunun üzerine koyun:

“Dediğinde haklıysan bizi yemek de hakkın. Ancak yemeden önce bize bir şahit getirerek bu yaylanın senin olduğunu bize ispat etmen lazım,” demiş

Kurt:

“Tamam, yarın şahidimi getiririm,” deyip geldiği yöne doğru geri gitmiş.

Kurt gittikten sonra, eşekle koyun kara kara düşünmeye başlamışlar. Akşam olup da köpek yanlarına gelince arkadaşlarını çok düşünceli görmüş ve:

“Size ne oldu böyle?” diye sormuş:

Koyun da, başlarından geçeni köpeğe anlatmış.

Köpek:

“Siz hiç merak etmeyin, ben ne yapacağımı çok iyi biliyorum,” demiş.

Hemen koyun ile eşeğe bir kuyu kazdırmış sonrada üzerini çalı ile kapatmışlar. Köpek:

“Yarın kurt sizi yemeye geldiği zaman, bir şartımız daha var deyin ve şurada babamızdan kalma çeşmenin üstüne basıp atlarsan bizi yiyebilirsin deyin, ondan sonrasını bana bırakın” deyip çukurun içine girmiş.

Ertesi gün, kurt tilkiyi de yanına alarak gelmiş. Tilki, kurt için şahitlik yapmış ve:

“ Bu yayla, kurdun babasından, dedesinden kalmadır. Siz onun sahip olduğu otları yemişsiniz,” demiş.

Koyun:

“Tamam,  biz haksızız. Ama cezamızı kesmeden bir şartımız daha var. Onu da yerine getirsen boynumuz kıldan incedir,” demiş.

Kurt:

“Şartınız nedir?” diye sormuş.

Koyun:

“Bizim babamızdan kalma bir çeşmemiz var. Önce onun üstüne basıp atla, sonra ne yapacaksan yap,” demiş.

Kurt:

“Tamam, çeşmeniz nerede?” diye sormuş.

Koyun, kurt için kazdıkları çukuru göstermiş. Kurt daha adımını atar atmaz çalılar çökmüş, kurt da kuyunun içine düşmüş. Ölü hayvanların etini yiyerek iyice güçlenmiş olan köpek, bir çırpıda kurdun boğazına sarılmış. Kurt, can havliyle kendini çukurdan dışarı atmış ve arkasına bakmadan kaçmaya başlamış.

Köpek:

“Hey, kurt ve tilki kardeş. Bu yaylanın kime ait olduğunu bir de bana söyleyin,” diye arkalarından seslenmiş.

Tilki, kaçarken kurda:

“Köpeğin oğlu, bırak otlasınlar. Bayır da Allah’ın, çayır da Allah’ın. Ne istiyorsun bu zavallılardan?” diye söylenmiş.

Köpek, eşek ve koyun oraya yerleşerek, ömürlerinin sonuna kadar o yaylada mutlu bir hayat sürmüşler.

Tilkinin Yalan Şahitliği Masalımız da burada bitmiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.