Üç Kardeş ve Kötü Cin Masalı

Üç Kardeş ve Kötü Cin Masalı

Bir varmış bir yokmuş, uzak bir diyarda Az köyü diye bir köy varmış. Bu köyde, üç erkek çocuğuyla yaşayan yaşlı ve çok fakir bir adam varmış.

Bu adam gün gelmiş, hastalanıp yatağa düşmüş. Öleceğini anlayınca da çocuklarını çağırıp:

-‘Yavrularım, siz siz olun, sakın Hisar Dağına avlanmaya gitmeyin,’ diye vasiyette bulunmuş. Çocukları nedenini öğrenemeden, babaları vefat etmiş.

Günler geçmiş, büyük kardeş, o dağa neden ava gidilemeyeceğini çok merak eder olmuş. Bir gün kardeşlerinin yanına gidip:

-‘Kardeşlerim, ben o dağda neler olduğunu çok merak ediyorum. O yüzden oraya gidip, nasıl bir yer olduğunu öğreneceğim,’ demiş.

Kardeşlerinin gitme, ısrarına rağmen, silahını alıp dağa doğru yola koyulmuş. Dağa zar zor tırmanmış. İzlediği patika onu ormanın içerisinde güzel bir bahçeye kadar götürmüş. Bir den yaşlı bir adam ortaya çıkmış.

Büyük kardeş önce korkmuş, sonra adamın yaşlı olması, onu rahatlatmış.

Yaşlı adam:

-‘Kimsin sen?’ diye sormuş.

Büyük kardeş:

-‘Az köyünden Fakih’in oğluyum,’ demiş.

Yaşlı adam:

-‘O! Sen Fakih’in oğlu musun? Fakih benim çok yakın dostumdur. Önceleri beni ziyaret ederdi ama sonraları beni ziyaret etmez oldu. Ben de onu çok merak ediyordum,’ demiş.

Büyük kardeş:

-‘Babam vefat etti,’ demiş.

Yaşlı adam:

-‘Bunu duyduğuma çok üzüldüm,’ demiş.

Büyük kardeş:

-‘Ama babam sizden hiç bahsetmedi,’ demiş.

Yaşlı adam:

-‘Nasıl benden bahsetmez. Hay Allah! Acaba benden bahsetmeyi unutmuş muydu? Neyse, sen çok sevdiğim dostumun oğlusun. Yorulmuş ve acıkmışsındır. Misafirim olmanı istiyorum, evime gidelim. Orada konuşmaya devam ederiz,’ demiş.

Büyük kardeş, babasının neden buraya gelmelerini istemediğini çok merak ediyormuş. ‘Neyse bu yaşlı adamla evine gideyim, orada oturur, daha detaylı konuşuruz, hem bu adam çok yaşlı, bana zarar vermek istese de veremez,’ diye düşünmüş ve adamın istediğini kabul etmiş.

Yaşlı adam:

-‘Buyur sen misafirsin, önden yürü, lütfen!’ diyerek yola koyulmuşlar. Az ilerlemişler, ağaçlar içerisinde saray gibi bir evin önüne gelmişler. Yaşlı adam, yine büyük kardeşin önden yürümesi için ikna etmiş. Evden içeri girmişler. Evin çok büyük bir salonu varmış. Salondan ileriye doğru ilerleyen dar bir koridordan yürümeye devam etmişler. Koridorun sonunda ise büyük bir uçurum varmış. Büyük kardeş önde, yaşlı adam arkada uçurumun başına kadar gelmişler.

Büyük kardeş:

-‘Bu uçurumda neyin nesi,’ diyecekken, yaşlı adam büyük kardeşi uçurumdan aşağıya itmiş. Uçurumdan düşen büyük kardeş, orada ölüvermiş. Meğerse bu yaşlı adam, insan kılığına girmiş kötü kalpli bir cinmiş.

Büyük kardeş dönmeyince diğer kardeşler endişelenmişler. Ortanca kardeş, küçük kardeşin bende geleceğim ısrarlarını reddedip, tek başına Hisar dağına doğru yola koyulmuş.

Ortanca kardeş, dağa tırmandığında, yaşlı adamla karşılaşmış. Yaşlı adama kardeşini sormuş. O da kardeşinin ayağını kırdığını, şu an kendi evinde misafir olduğunu anlatıp, ortanca kardeşi kandırmış. Beraber yaşlı adamın evine kadar gitmişler. Ortanca kardeş önde, yaşlı adam arkada dar koridordan geçip, uçurumun kenarına kadar gelmişler.

Ortanca kardeş:

-‘Kardeşim nerede?’ diyecekken, yaşlı adam, ortanca kardeşi uçurumdan aşağıya itmiş. O da düşmüş ve ölüvermiş.

Küçük kardeş, diğer kardeşinin de gelmediğini görünce, kendisi dağa tırmanmaya karar vermiş. Patikayı izlemiş ve güzel bir bahçeye rast gelmiş. Yaşlı adam birden ortaya çıkmış. Küçük kardeş, yaşlı adamı görünce, kardeşlerinin başına bu adamın bir iş getirdiğini anlayıvermiş.

Küçük kardeş:

-‘Ben buraya kardeşlerimi aramaya geldim’, demiş.

Yaşlı adam:

-‘Ben kimseyi görmedim ama şu an yorgunsundur, evime misafir olmaz mısın? Sonra beraber kardeşlerini ararız,’ demiş.

Küçük kardeş, ‘tamam’, demiş. Yaşlı adam buyur sen önden buyur, demiş. Küçük kardeş:

-‘Ev sahibi sensin, buyur sen önden buyur,’ demiş.

Yaşlı adam önde, küçük kardeş arkada, beraber adamın evine varmışlar. Sonra salona çıkmışlar. Oradan dar koridordan yürüyüp, uçurumun kenarına kadar gelmişler.

Yaşlı adam:

-‘Bu uçurumun dibinde çok güzel bir manzara var, bakmak ister misin?’ diye sormuş.

Küçük kardeş, yaşlı adamın kardeşlerini bu uçurumdan attığını anlamış ve var gücüyle yaşlı adamın poposuna tekmeyi patlatmış. Yaşlı adam uçurumdan aşağıya düşüp ölmüş.

Küçük kardeş, evin içerisinde gezmeye başlamış. Ev çok güzel ve çok odası varmış. Her odasında farklı hazineler; elmaslar, yakutlar, altınlar varmış. O günden sonra küçük kardeş zengin biri olarak yaşamış. Sahip olduğu servetini insanlara yardımcı olmak için harcamış. Yardım ederek hem kendisi hem yardıma muhtaç olanları mutlu etmiş.

Üç Kardeş ve Kötü Cin masalımız da burada bitmiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.