Yaşlı Maymun ve Bilge Yaban Domuzu

Yaşlı Maymun ve Bilge Yaban Domuzu

Çok uzun zaman önce, Japonya’nın Şinşin kentinde, kolunda bir maymun ile gösteriler yapan bir adam yaşıyordu.

Bir akşam adam sinirli bir şekilde eve geldi ve karısına ertesi sabah maymunu satacağını söyledi.

Kadın çok şaşırmıştı ve kocasına maymunu neden satmak istediğini sordu:

Adam:

“Artık o maymunu etrafta gezdirmenin bir faydası yok, o çok yaşlı ve yapacağı numaralarını unutuyor. Onu sopamla dövüyorum ama yine de düzgün dans etmiyor. Şimdi onu satmalıyım ve ne kadar para kazanacağımda önemli değil. Önemli olan artık maymunun bir işe yaramadığı,” demiş.

Kadın zavallı küçük hayvana çok üzüldü ve kocasına maymunu bağışlaması için yalvardı, ama yalvarması boşunaydı. Adam maymunu satmaya kararlıydı.

Maymun ise yan oda ve konuşmaların her kelimesine kulak misafiri oldu. Satılacağını anladı ve kendi kendine şöyle dedi:

“Barbar adammış benim efendim! Burada ona yıllarca sadakatle hizmet ettim ve günlerimi rahat ve huzur içinde bitirmeme izin vermek yerine, beni bilmediğim birilerine satacak. Beni satan alan da artık beni kendisi mi yer, köpeklerine mi yedirir bilinmez? Yazık bana! Ne yapmalıyım? Aha! Parlak bir fikir aklıma geldi! Biliyorum, yakındaki ormanda yaşayan bir yaban domuzu var. Onun bilgeliği ile ilgili anlatılanları çok defa duydum. Belki ona gidip, içinde bulunduğum durumu söylersem bana bir öğüt verir. Gidip şansımı deneyeceğim.”

Kaybedecek zamanı yoktu. Maymun evden çıktı ve yaban domuzunu bulmak için olabildiğince çabuk ormana koştu. Yaban domuzu evdeydi ve maymun kederli halini anlatmaya başladı.

“Sevgili Bay Domuz, bilgeliğinizi duydum. Başım büyük belada, bana yalnız siz yardım edebilirsiniz. Ustamın hizmetinde yaşlandım ve şimdi düzgün dans edemediğim için beni satmaya niyetleniyor. Bana ne yapmamı tavsiye ediyorsun? Ne kadar zeki olduğunu biliyorum! “

Yaban domuzu kendisine yapılan dalkavukluktan memnun kaldı ve maymuna yardım etmeye karar verdi. Bir süre düşündü ve sonra şöyle dedi:

“Ustanın bir bebeği yok mu?”

“Ah, evet,” dedi maymun, “bir oğlu var.”

“Beni dinle” dedi domuz. “Ben yarın bir fırsatını bulup çocuğu kaçıracağım.”

“Peki ya sonra?” dedi maymun.

Sende hemen beni kovalamaya başlayacak ve çocuğu benden alıp, annesine geri götüreceksin. Bak o zaman göreceksin ki seni satmaya kıyamayacaklar,” dedi domuz.

Maymun yaban domuzuna defalarca teşekkür etti ve sonra eve gitti. O gece, tahmin edebileceğiniz gibi, yarını düşündüğü için pek uyumadı. Hayatı, domuzun planının başarılı olup olmamasına bağlıydı. Efendisinin karısının perdeyi çekip sabah ışıklarını içeri alması ona çok uzun bir süre gibi geldi. Sonra her şey yaban domuzunun planladığı gibi oldu. Anne, evi toparlayıp kahvaltısını hazırlarken, çocuğunu her zamanki gibi verandanın yanına koydu.

Çocuk sabah güneşinde mutlu bir şekilde mırıldanıyor, ışık ve gölge oyunuyla kollarını sallıyordu. Aniden verandada bir ses duyuldu ve çocuktan yüksek bir ağlama sesi geldi. Anne mutfaktan dışarı koştu, ancak domuzun çocuğu kapıp kaçtığını sonra da gözden kaybolduğunu gördü.

Adam yatağından doğruldu ve gözlerini ovuşturdu ve karısının o gürültüyü neden yaptığını sordu. Adam durumun farkına vardığında maymun çoktan yaban domuzunun arkasından koşup gözden kaybolmuştu.

Az vakit sonra maymun, kucağında çocukla çıkageldi. “Orada!” dedi karısı. “Bu, satmak istediğin hayvan. Eğer maymun burada olmasaydı, çocuğumuzu sonsuza dek kaybetmiş olurduk.”

Adam maymunu satma düşüncesinden pişmanlık duydu ve karısına:

“Şimdi bize güzel bir kahvaltı hazırla ve maymunda sofrada olacak,” dedi.Maymun, böylelikle kalan günlerini huzurlu bir şekilde yaşadı.

Yaşlı Maymun ve Bilge Yaban Domuzu Masalımız da burada bitmiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.